kitaplarımız
kitaplarımız yazarlarımız hakkımızda dükkan
kitaplarımız



Kitap kataloğumuzu, konu başlıklarını ya da anahtar kelime aramasını kullanarak tarayabilirsiniz:
  



Konu Başlıkları
Müzik Teorisi
Türk Müziği
Batı Müziği
Popüler Müzik
Anı
Popüler Bilim
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Pan/Heves Şiir
Felsefe
Mizah-Çizgi
Referans-Araştırma
Folklor
Güncel
Müzik CD-kaset
Sağlık Dizisi












Pan Yayıncılık'tan yeni kitap yayınlandıkça, sitemiz güncellendikçe haberdar olmak için aşağıdaki alanları doldurarak e-posta listemize üye olabilirsiniz.





Şostakoviç ve Türkiye

Ferah Tahirova
ISBN 978-9944-396-72-1, 13,5x19,5 cm, 216 s.
Barkod: 9789944396721
Türkçe-Rusça iki dilli, fotoğraflı

1935 yılının ilkbaharında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün daveti üzerine SSCB’nin en önemli sanatçılarından oluşan bir heyet Türkiye’ye gelir. Heyetin üyeleri arasında resim, tiyatro, bale ve müzik sanatının seçkin isimleri yer almaktadır.

Bu sanatsal ziyaret Türk sanatçıları için olduğu kadar SSCB’ye mensup halkların sanatçıları tarafından da heyecan dolu anılarla doludur. Bu heyette genç bir besteci olan Dimitri Şostakoviç’in bulunması Türk müzik çevreleri için olduğu kadar, Şostakoviç için de önemlidir.

Şostakoviç, gerek besteleriyle gerekse siyasal kişiliği ile Türk müzik sanatının çağdaş uygulayıcıları arasında heyecan yaratmış ve daha sonraki dönemlerde de adından sürekli söz ettirmiştir.

Bu kitapta, bu ziyaretle ilgili olarak, gerek Türk gerek Rus basınında yer alan fotoğraflar, makale, haber, mektuplar ile diğer arşiv belgelerine dayanarak XX. yüzyılın ünlü bestecisi Dimitri Şostakoviç’in Türk müzik kültürü ile temasları incelenmektedir.

Kitap Türkçe ve Rusça olarak okurlara sunulmaktadır.

(Arka kapaktan)




Elektrogitar Efektleri ve Amplifikatörler

Cem Öcek
Genişletilmiş 2. baskı
ISBN 978-9944-396-76-9, 13,5x19,5 cm, 94 s.
Barkod: 9789944396769


Elektrogitar, amplifikatör ve efekt aletleri üçlüsü kullanılmaya başlandığından beri müziği etkileyip değiştirmiş, teknolojiyle birlikte müzikte ifade şekilleri değişmiş ve yeni akımlar doğmuştur.

Kullanılan gitar ne kadar kaliteli olursa olsun, kulağa gelen son ses amplifikatör ve efekt aletlerinden geçerek oluştuğundan, elektrogitar çalan birinin, istediği sesi alabilmesi için gitarı olduğu kadar, amlifikatörleri ve efekt aletlerini de tanıması gerekmektedir.

Kitapta bu üçlünün en az elektrogitar kadar önemli olan amplifikatör ve efekt aletleri üstünde durulmuştur.

(Arka kapaktan)




Bitkiben

ISBN 978-9944-396-74-5, 13,5x19,5 cm, 64 s.
Barkod: 9789944396745



“bunlara chili sosla insan getirsen yerler”
İlk kitabı hata devam ediyor (2005) hakkında yazılan hatırı sayılır yazılarla çok az şaire nasip olmuş ilginin odağı haline gelen Ömer Şişman’ın ikinci kitabı Bitkiben Pan/heves kitaplığı’nda...

Şiiri “şiirsel”in dışında aramak, Şişman şiirinin başat düsturlarından biri; deyim yerindeyse tam bir klişe düşmanı. Sınır tanımayan bir iştahla, gazete kupürlerinden, reklam metinlerine, “günümüz Türk şiiri”nden, çenesi kırılmış birinin konuşma şekline, farazi roman taslaklarından, kamera-göz’e takılan görüntülere varana değin her şey Şişman’ın dil laboratuarının malzemesi; Bitkiben’i okurken kendinizi hayatın laboratuarında bulacaksınız. Evet “benzerlik vardır”, benzeri hayatın ta kendisi olan bir şiir yazıyor Ömer Şişman... Tutuk ama sözünü sakınmayan, naif ama öfkeli, duyarlı ama çığırtkan olmayan, soğukkanlı birinin şiirleri bunlar...







Koro

Ömer Aygün


ISBN 978-9944-396-75-2, 13,5x19,5 cm, 68 s.
Barkod: 9789944396752


“ne güzel şey gereksiz tutturmak şov yapmak
vazgeçince her şeyin değişmesi”

Ömer Aygün’ün “ilk ve ilkel” kitabı taş gün’den 8 yıl sonra, ikinci şiir kitabı Pan/heves kitaplığı’ndan çıktı: Koro. İki güzelleme, iki Rimbaud çeşitlemesi, iki kahvaltı töreni, iki koçaklama, bir de erginleme: “artık kendi melodinizsiniz.”
Kısacası; kaldığı yerden coşkuya ve üslupsuzluğa devam.





Heves XXV

Şiir-Eleştiri
Hazırlayanlar: Ali Özgür Özkarcı-Mehmet Öztek-Ömer Şişman


Heves’in 25. sayısında Küllük/pano köşesinde Akif Kurtuluş ve Efe Murad’ın yazıları yer alıyor. Akın Terzi, Deleuze’ün en büyük şairler arasında saydığı Ghérasim Luca üzerine bir yazı kaleme alırken, Ömer Aygün, Luca’nın önemli şiirlerinden Passionnément’i dilimize kazandırıyor. Salih Yurttaş “Milli, Siyasi Şiir Sorusuna Yeniden” başlıklı yazısıyla şairin milliliğinin tarihsel çerçevesini irdelerken, Utku Özmakas piyasa edebiyatı, ortak şiir yazma çabaları, ödül karşıtlığının bir poza dönüşmesi vb üzerinden şiir ortamımızı ele alıyor. Ali Özgür Özkarcı 80 ve post-80 şiirini konu edinen yazısının ilk bölümünde Haydar Ergülen ve Akif Kurtuluş şiirlerini incelerken, Cihat Duman, Ah Muhsin Ünlü şiirini çözümlüyor.

Heves’in klasikleşen Bellek köşesinde ise bu sefer Mehmet Davut Özdal’dan beş şiir yer alıyor.
Heves 25’te şiirleriyle yer alan şairler: Mehmet Öztek, Ali Özgür Özkarcı, Efe Murad, Dick Higgins, Ghérasim Luca, Mehmet Davut Özdal, Nazmi Cihan Beken, Aras Keser, Denge Esentürk, Cem Uzungüneş, Olcay Özmen.





A Summary Catalogue of the Turkish Makams – Eugenia Popescu-Judetz


ISBN 978-9944-396-69-1, 16 x 23,5 cm, 164 s., 80 g.,
1. Hamur , karton kapak
Barkod: 9789944396691

(Kitabın dili İngilizce’dir.)

Türk musikisi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Eugenia Popescu-Judetz, bu çalışmasında, on beşinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar önemli 23 el yazmasını inceleyerek, bu kaynaklarda geçen makamların geniş bir katalogunu hazırlamıştır.
For over three decades I had the opportunity to research on Ottoman musical writings in the Turkish libraries and to consult private collections. Concurrently, I was able to study Ottoman musical manuscripts kept in libraries outside Turkey. Along those years of research I carried out persistent investigations that gave me access to a large number of Ottoman materials ranging from the fifteenth century to the end of the nineteenth century. As a result of examining numerous musical manuscripts in Ottoman Turkish literature I discerned the commonplace of themes in the majority of writings and evaluated their structure at formal and generative level. Moreover, I was able to ascertain the significant purport of certain sources over others and to compare several versions of the texts. The idea of this catalogue evolved gradually in my mind from the perception that an explicit presentation of the makams would constitute a valuable reference both for evaluating the historical process of creating and performing music, as well as for establishing the inventory of modal categories and their taxonomic relations. As time passed, I was able to determine the development of a genuine Turkish concept in works that provided descriptive and analytical matter, and to detect through manuscript lines the significance of the process involving the semantics of the practice of music at different periods.

The present book is mainly focused upon the practical theory of the makams reflected in the production and performance of the melodic scales the way they are described in Ottoman manuscripts.
Eugenia Popescu-Judetz




M. Azad Seçme Şiirler – Yayıma Hazırlayan ve Çeviren: Efe Murad


ISBN 978-9944-396-70-7, 13,5 x 19,5 cm, 120 s.,
80 gr. 1. Hamur , karton kapak,
Farsça-Türkçe
Barkod: 9789944396707

Son dönem İran edebiyatının önemli şairlerinden sayılan M. Azad, Tahran Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. Çok iyi İngilizce bilen M. Azad, Amerikan şairi Sandburg’un yapıtlarını ve Bob Dylan, Joan Baez ve Bob Marley gibi söz yazarlarını Farsçaya çevirmiştir. Çağdaş İran Edebiyatındaki “Beyaz şiir” akımının son temsilcilerinden sayılan M. Azad’ın dokuz şiir kitabı yayımlanmıştır.
Elinizdeki kitap şairin çeşitli dönemde yazdığı şiirlerden oluşan bir seçkidir.

Artık Kimse Kalmadı
artık kimse kalmadı. galaksilerin hayretinde gezegenler büyüdü ve eridiler ve şairler ve denizciler öldüler. insanlar o hayalî gemiyle Samanyolu’ndan geçtiler. yüz alevlenmiş nehir gökyüzünde sarsılmıştı. yalnız kötürüm kuşlar kaldı ve kaplumbağalar yer denen bir fosil üzerinde...







Bir Zamanlar Çıfıt Çarşısı – Beki L. Bahar


ISBN 978-9944-396-68-4; 13,5 x 19,5 cm,
204 s. kitap kağıdı, karton kapak, fotoğraflı
Barkod: 9789944396684

Benimle röportaj yapmaya gelenlerin genelde ilk sordukları doğum yerim olur. Yanıtım yıllardır değişmez: Edirneli bir anneden ve Bursalı bir babadan İstanbul’da doğdum, Ankara’da büyüdüm, Eskişehir kökenli bir aileye gelin gittim. Bu beş şehir üstüne üç çeyrek yüzyılı geride bırakırken birikim dağarcığımı saçtım ortaya. Hayal gücümü frenledim. Tarih çerçevesinde zaman dilimini, kişilerin yaşadıkları çevreyi, inançlarını, gelenek göreneklerini araştırarak gerçekleri yansıtmaya özen gösterdimse de sudan bir derleme, ne ararsan bulunur bir çıfıt çarşısı çıktı ortaya.Çıfıt günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, genç kuşağın bilmediği bir sözcük. Arapça yehuddan Farsçaya cuhud, Farsçadan da Türkçeye çıfıt olarak geçmiş.

Bizans döneminde İstanbul’un günümüzdeki Eminönü sahili hem Yahudilerin oturduğu hem de gemilerin boşaltma yükleme yaptıkları bir koydu. Porta Judeca olarak adlandırılmıştı. İstanbul’un fethinden sonra Türkçe karşılığı olan Çıfıt Kapısı denmiş, çok daha sonra da Bahçekapı adını almıştır. Yahudilerin yoğun olarak yaşadıkları yerleşim bölgelerine de çıfıt adı yakıştırılırdı. Örneğin Eskişehir’e bağlı Çifteler ilçesinin eski adı Çıfıtlar’dı. Ege’de Bakırçay’ın güneyinde de, Kırım’da da Çıfıt Kale adlı kasabalar vardı... Zamanla Musevi, Yahudi sözcükleri onun yerini aldı, ancak küçültücü bir nitelik yüklenmek istendiğinde kullanılır oldu.

Osmanlı İmparatorluğu süresince ve Cumhuriyet’ten sonra 1950’lere kadar Yahudiler pazarcılık alanında aktiftiler. Şehirlerde her gün ayrı bir semtte kurulan pazar yerlerinde tezgâh açanların yanı sıra, civar kasabaları dolaşan, haftada ancak bir gün veya bir gece ailelerinin yanına gelebilenler de olurdu. Her tür eşyanın satıldığı kasaba pazarlarındaki tezgâhlarında, akla gelen gelmeyen, yabancı ilaçtan rastığa, sülük kavanozlarından kumaş boyasına, kapı tokmaklarına kadar çeşit çeşit, yeni eski eşya arasında, bazen arayıp da bulamadığınız bir şeyi görmek, alabilmek olanaksız değildi. Belki ondan bilinmez, “çıfıt çarşısı” deyimi, her tür eşyanın karmakarışık satıldığı yer anlamında kullanılır olmuş.

Beki L. Bahar







Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim

ISBN 978-9944-396-66-0; 13,5x19,5 cm;
312 s.; fotoğraf albümü (16 s.)+ CD
Barkod: 9789944396660


Bu kitapta “Radyo Günlerim” adı altında yayımlanan metin bir radyo mülakatıdır. On altı oturum sonunda ortaya çıkan bu mülakat 1999-2000 ve 2000-2001 yayın dönemlerinde Açık Radyo’da (Istanbul, 94.9 FM) “Radyo Anıları” adıyla yayımlanan uzun bir dizinin bir bölümüdür.
Kitabın ekindeki CD’de sözü geçen programlardan bir seçki bulunmaktadır.

“Türk musıkisi açısından bambaşka bir anlamı vardır devlet radyosunun. Radyo en az elli yıl boyunca bu musıkinin en etkili yayın kurumu ve icra ortamıydı. Kendi icracısını kendi yetiştirmek zorunda kalan radyo, bu yöndeki faaliyetiyle zaman zaman bir okul kimliği de kazanmıştı. Radyonun musıki programları yeni bir icra biçimi de getirmiştir. Kısacası, “radyo musıkisi” diyebileceğimiz yeni bir icra şekillenmiştir musıki hayatında.

“Radyo günleri”ni bu kitapta toplanan on altı saatlik bir söyleşi içinde dile getiren Cüneyd Orhon sadece bir radyo icracısı değil, Ankara, İstanbul, İzmir radyolarının, daha sonra da TRT’nin hemen hemen her kademesinde resmi görevler yüklenmiş bir radyo yöneticisi, bir radyo adamıydı.

Osmanlı-Türk musıkisinin devlet radyosu çatısı altında süren icrası bu musıkinin tarihinde mutlaka incelenmesi gereken bir yeni dönemeçtir. Radyo tarihi hakkında bugüne kadar çeşitli kitaplar yayımlandı. Ama bu kitabın onlardan önemli bir farkı var: Cüneyd Orhon, devlet radyosu bünyesinde yürütülen musıki çalışmalarını benzerine pek az rastlanabilecek ölçüde ayrıntılı bir biçimde, radyonun içini dışını bilen bir yetkili olarak tanıtıyor. Radyo tarihinin sayfaları bu söyleşilerde bir bir çevrilirken, üstü kapalı konuları gözler önüne sermekten sakınmıyor, yeri geldikçe de bizi radyo dünyasının atmosferine sokuyor.”








HEVES XXIV

Hazırlayanlar: Ömer Şişman, Mehmet Öztek, Ali Özgür Özkarcı
2. Hamur - Ciltsiz
Ocak 2010, 80 sayfa

2000’lerin ilk 10 yılı (2000 yılı dahil) geride kaldı. Kasım 2003’te ilk sayısını çıkaran, 24. sayısını çıkardığı bu günlerde 7. yaşına giren heves, bu on yılın büyük kısmında Türk şiirinin önemli mevzilerinden oldu. 2000’lerde Türk şiirinde ne olup bittiğini merak edenler heves’i ilk sayısından itibaren baştan sona karıştırabilir.

Heves’in 24. sayısında Osman Konuk Küllük’te kendine has üslubuyla dergiler, şiir kitapları ve günlük hayat üzerinde gezintiye çıkıyor.

Ali Özgür Özkarcı “Şairin Politikayla Hemhali” yazısında cumhuriyet tarihi boyunca Türk şairinin politikayla ilişkisini irdeliyor, bugün Türk şairinin tarihin neresinde olduğunu soruyor.

1 Ş11R köşesinde bu sayı iki şiir var: Burak Acar, Ömer Şişman’ın [göz] şiirini sinemanın şiir diline sağladığı olanaklar çerçevesinde ele alırken, Aslı Serin, belli bir şair tipolojisini merkeze alarak, Ali Özgür Özkarcı’nın “El Almaz” şiirini inceliyor.

Efe Murad ise Amerikan şairi C.K. Williams’ın şiirini “Gözlem, Psikolojik Tahlil ve Perçin” başlıklı yazısıyla inceliyor. Yazı, aynı zamanda Amerikan şiirinin dünü ve bugünü hakkında da fikir veriyor.

Bu sayıda heves’e şiiriyle ilk kez katılan şair: C.K. Williams. Sayının diğer şairleri: Ahmet Güntan, Burak Acar, Aslı Serin, Fahri Güllüoğlu, Efe Murad, George MacBeth, Sibel Danende, Mehmet Davut Özdal.








PORTAKAL İÇİN MUTLULUK KAYISI OLMAK DEĞİLDİR
Çeviren Feyza Tulga
ISBN 978-9944-396-67-7, 13,5 x 19,5 cm, 288 s., kitap kağıdı
Barkod: 9789944396677

Catherine, anne-babasına ve Arnavutların katı namus yasalarına karşı giriştiği savaştan yorgun düşer ve uzun yıllar sürecek olan bir kanser hastalığıyla karşı karşıya kalır. Tıbbi tedavisi sürerken, karşısına bedensel ve ruhsal açıdan iyileşmesini sağlayacak bir yol açılır.

“Bir şeyi yapmaya cesaret edemediğimizde, bu onun zor olduğu anlamına gelmez, o şey cesaret edemediğimiz için zordur.” diyen Seneca’nın ve şamanların yoludur bu. Bu yolda kişinin kendi korkularıyla yüzleşmesi, acılarından kurtulması için onları belirleme cesaretini göstermesi gerekir. Ve kalbinde sevgiye yer açmak için kinlerini sığındıkları yerlerden çıkarıp kovması gerekir.

Kitap bir kurtuluş öyküsüdür.

Bu kitapta bir hatıra defteri tadı bulacaksınız ve bugün kişisel gelişim uzmanı olan Catherine’le zaman içinde ileri-geri giderek, umutsuzluğun nasıl umuda dönüştüğünün öyküsünü okuyacaksınız.








Aşkın Sesi Ney Öğretim Kitabı'nın yazarı, usta neyzen Sencer Derya 17 Kasım 2009 tarihinde hayatını kaybetmiş, 18 Kasım 2009'da Ödemiş'te toprağa verilmiştir.








TÜRK MÜZİĞİNDE MAKAMLAR VE SEYİR ÖZELLİKLERİ
ISBN 978-9944-396-63-9, 16x23,5 cm, 152 s.
Barkod: 9789944396639


Bu kitap makamların geleneksel yöntemlerle yapılan icrasını nedensellik ve seyir özellikleriyle incelemek, müziğimizin kendine özgü çerçeve içinde belirlenmiş kurallarını bir analiz malzemesi olarak saptamak ve özellikle eğitimde bir sistematik oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.








HİKÂYE SANATI ÜSTÜNE YAZILAR
Yayıma Hazırlayan: Bülent Aksoy
ISBN 978-9944-396-06-6, 16x23,5 cm, 158 s.
Barkod: 9789944396066


Romandan ayrı, başlıbaşına bir kimliği olan bir türdür hikâye. Öyleyken, hikâyenin roman kadar önemsenmediğini söylemek yanlış olmaz. Türkçede roman tarihi ve kuramı hakkında pek çok telif ve çeviri kitap olduğu halde, hikâye sanatı hakkında pek az kuramsal ve eleştirel kaynak vardır. Son yıllarda bu eksikliği giderme yolunda bazı adımlar atılmışsa da, bu alandaki yayınların doyurucu bir seviyeye geldiği söylenemez.

Hikâye tarihine mal olmuş bazı temel kuramsal metinleri; bu sanatın tarihine damgasını vurmuş olan yazarların eserleri hakkındaki bazı önemli eleştirel metinleri, değerlendirme ve gözlemleri; hikâyenin temellerini atan Edgar Allan Poe, Maupassant, Çehov gibi yazarların kurmaca anlatının bu türü üstüne yazdıkları; hikâyecilerin kendi sanatlarına yaklaşımlarını belirttikleri kimi metinleri, hikâyeciliğin gösterdiği yeni gelişmelere dikkati çeken yazıları ve hikâye terimlerini açıklayan bazı öğretici yazıları bir araya getiren bu küçük kitabı yayımlamakla bu alandaki gediğin kapatılmasına küçük bir katkıda bulunabilirsek sevineceğiz.








Heves 23
Hazırlayanlar: Ömer Şişman, Mehmet Öztek, Ali Özgür Özkarcı
2. Hamur - Ciltsiz
Ekim 2009, 96 sayfa

6. yılını dolduran heves dergisi 23. sayısıyla okur karşısında.
Osman Konuk bir süredir ara verdiği "Küllük" yazılarına bu sayıda devam ediyor. Erhan Altan'ın Mehmet Öztek'in Ben Google Değilim adlı kitabını değerlendirdiği yazısı, sınır kavramı üzerinden metin merkezli bir okuma. Hüseyin Cöntürk'ün Haluk Aker'e mektupları da heves sayfalarında okurunu bekliyor.
Akif Kurtuluş'un hatırı sayılır bir aradan sonra yazdığı ilk şiir de heves sayfalarında...
Heves 23'ün bir diğer sürprizi ise yakınlarda kaybettiğimiz Orhan Duru'nun 19 Haziran 1990'da Beat Kuşağı'nın öncülerinden Allen Ginsberg'le yaptığı söyleşi. Ginsberg'in İstanbul seyahatinde yapılan söyleşi bugüne dek yayımlanmamıştı. Ginsberg'in Orhan Veli'den Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu'na kadar Türkiye hakkında izlenimlerini de içeren söyleşi önemli bir belge niteliğinde. Söyleşinin yanı sıra, Ginsberg'in Sezer-Orhan Duru'ya yazdığı bir mektubu ve Orhan Duru'nun "Beatnikler" yazısını da heves 23'te bulabilirsiniz.
Heves'in 23. sayısında yer alan şairler: Akif Kurtuluş, Osman Konuk, Aslı Serin, Nazmi Cihan Beken, Fahri Güllüoğlu, George MacBeth, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Ömer Aygün, Charles Bernstein, Ernst Jandl, Gülce Başer.
...








Dile Kolay Öyküler/Masallar
ISBN 978-9944-396-65-3
Barkod: 9789944396653
15 x 22 cm, 254 s.


31 Ekim - 8 Kasım tarihleri arasındaki TÜYAP Kitap Fuarı'nda
ÇEVBİR standından kitabı temin edebilirsiniz.
Fuardan sonra kitap www.idefix.com adresinde satılacaktır.

Böylesine farklı ve seçkin dünya yazarlarının aynı derlemede bir araya gelmesi pek sık rastlanan bir durum değil. Bu yazarların öyküleri insanlık âlemimize özgü çeşitli halleri ve duyguları sergiliyor: trajedi, komedi, fantezi, yergi, farklı kıtalarda ve kültürlerde cinsel aşk ve savaşa özgü dramlar... Ancak hiçbiri HIV/AIDS hakkında değil. Seçkiye katkıda bulunan yazarlar hayatları boyunca üretmiş oldukları eserlerin en iyileri arasından kendi seçtiklerini herhangi bir ücret ya da telif talep etmeden sunmuş bulunuyor.

Dile Kolay bugüne kadar yirmiden fazla ülkede yayımlandı. Bu projenin Türkiye serüveni ÇEVBİR üyesi çevirmenlerin önerisiyle ve ortak çeviri çalışmasıyla hayata geçti. Dile Kolay'ın satışından elde edilecek gelir, ASD'nin HIV/AIDS ile savaşımında Türkiye düzeyinde yürütülecek etkinliklerde kullanılacaktır. Bu nedenle kitabı kendinize ya da sevdiklerinize armağan etmek için aldığınızda yeni binyılımızın belasıyla savaşmak için siz de bir katkıda bulunmuş olacaksınız.

...








BAĞLAMA METODU
Bağlama Düzeni.
Cilt 1: Alıştırmalar ve Repertuvar.
Cilt 2: Diziler ve Pozisyonlar.
Arif SAĞ-Erdal ERZİNCAN
ISBN 978-9944-396-64-6
Barkod: 9789944396646
Ölçüleri: 24 x 32
Sayfa sayısı: Cilt 1/254 s.; Cilt 2/290 s.
Kağıt: 100 gr. Munken ithal kağıt
Cilt: İplik dikiş, karton kapak
Ağırlık: 2,200 kg (iki cilt)

31 Ekim - 8 Kasım tarihleri arasındaki TÜYAP Kitap Fuarı'nda
Arkeoloji Sanat Yayınları'nın standından kitabı temin edebilirsiniz.

ÖNSÖZ'den

"Bağlama; farklı isim, tip ve türevleriyle Asya'dan Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada hem tezeneli hem de tezenesiz (şelpe) icra edilebilmesi özelliği ile Anadolu'da çoklu bir gelişme göstermiştir. İcra tarzlarındaki bu çoklu gelişmenin yanı sıra "düzen" diye tabir edilen farklı akort biçimlerini bünyesinde barındırıyor olması, bu çalgıya farklı bir kimlik kazandırmıştır.

Anadolu'daki geleneksel müzik kültürü içerisinde biçimlenen bağlamanın bu özgünlüğü özellikle âşık müziği bünyesinde bulunan usta-çırak eğitimiyle günümüze kadar aktarılmış; zaman içinde kentleşme süreciyle birlikte akademik eğitim alanında da yerini almıştır.

Ancak, bağlamanın çoklu gelişim özelliğinin akademik eğitim alanında yeterince yansıtılamadığı düşüncesi, bizi böyle bir metodu hazırlamaya yönlendirmiştir. Bu bağlamda da, farklı dönemlerde bireysel gayretlerle devam ettirdiğimiz çalışmalar, 2000 yılından itibaren birleştirilerek "Bağlama Metodu" yazma eylemine dönüştürülmüştür.

Bağlamanın özgünlüğünü oluşturan öğelerin korunması gerektiği düşüncesi de bu birlikteliğin temel ilkesi olmuştur. Ancak burada şunu belirtmek gerekir ki bu çalgının bütün özgünlüğünü kapsamlı olarak bir kitap halinde sunmak olanaksızdır. nitekim bağlamadaki farklı icra tarzlarının yanı sıra, birçok düzen uygulamalarının varlığı ve bu düzenlerin adeta ayrı bir çalgı mantığı ile icra ediliyor olması, bu düşünceyi desteklemektedir.

Bu bilgiler ışığında; tezeneli ve tezenesiz (şelpe) icra tekniklerine en uygun düzen olduğunu düşündüğümüz "Bağlama Düzeni Metodu" ile yayın serisini başlatıyoruz.

Bu kitap kapsamında bağlama düzeni ile ilgili geleneksel çalışlar, yeni gelişmeler ve kişisel çalışmaların algılanmasına yönelik alıştırmalar ve ayrıca düzenin inceliklerini yansıtabilecek nitelikte seçkin bir repertuvar yer almaktadır.

Oldukça geniş bir zaman diliminde ortaya çıkan bu çalışmaya, deneyimleriyle katkı sunan sayın Yücel Paşmakçı'ya, sayın Abdi Coşkun'a ve tavsiyeleriyle çalışmaya yön veren sayın Süleyman Şenel'e teşekkür ederiz.

Bağlamadaki icra kalitesini yükseltmeyi hedefleyen bu kitabın farklı çalışmalara zemin oluşturması ve geliştirilerek sürdürülmesi temenisiyle..."

...








Heves 22
Hazırlayanlar: Ömer Şişman, Mehmet Öztek, Ali Özgür Özkarcı
2. Hamur - Ciltsiz
Temmuz 2009, 96 sayfa

Heves Şiir-Eleştiri, 22. sayısıyla okurlarının karşısında. Bu sayıda, Utku Özmakas "İmkânsız Mesafe İmkânsız Şimdi" isimli yazısında nostalji duygusunu/kavramını merkeze alarak, son dönem Türk şiirinin kimi örnekleri üzerinden önemli tespitlerde bulunuyor. Ahmet Güntan, Efe Murad'la madde şiiri, manifestoyu, ardından gelen kitapları baştan sona kat eden bir söyleşi gerçekleştirdi. "1 Ş11R" köşesinin konuğu ise Burak Acar. Olcay Özmen, Burak Acar'ın "Teyzeler, Oğullar ve Şirinler" isimli şiirini huzursuzluk, kırgınlık ve yetinememe bağlamında çözümlüyor. Heves 22, Hüseyin Cöntürk'ün Haluk Aker'e mektuplarıyla sona eriyor. Bu sayıya şiirleriyle katılan şairler: Necmi Zekâ, Mehmet Davut Özdal, Birhan Keskin, Ahmet Güntan, Ömer Aygün, Sibel Danende, Efe Murad-Cem Kurtuluş, Ergin Yıldızoğlu, Sadık Yaşar, Nazmi Cihan Beken, Burak Acar.


...








Yamuk
Ali Özgür Özkarcı
ISBN 978-9944-396-61-5, 13,5x19,5 cm, 56 s.
Barkod: 9789944396615
Pan/heves Kitaplığı

Belli ki eskiden devrimci, şimdi aydınlanmacı Çok para kazanıyorsunuz ama Hâlâ içtiğiniz Samsun Yudumladığınız köpek öldüren Eski devrimciliğin loşluğunu okşuyorsunuz Her siyasete el attığınızda ulusalcı olma riskiniz Bu yüzden papazı bulmuşsunuz Desek fena olmaz, bayım!
...








2048
Emrah Altınok
ISBN 978-9944-396-62-3, 13,5x19,5 cm, 36 s.
Barkod: 9789944396623
Pan/heves Kitaplığı

Kendi deyişiyle "kendine tekme tokat girişen" bir şair. İlk kitabından sonra bir patlama yaşadı, o patlamayla bir anlatıya kavuştu, bunlar Emrah'ın meseleleri diyebileceğimiz şeylere kavuştu, aradan ayrıldı, arayı cesaretle geride bıraktı, deneyime - deneyimin şiddetine açıldı. Muhallebi çocuğu olmayı reddeden bir şair Emrah.
Ahmet Güntan.
...








Patronla Tartışmalar 1
Hüseyin İğdirli-Kemal Duygu
Darboğaz Yönetimi (Theory of Constraints-TOC)
ISBN 978-9944-396-60-8, 13,5x19,5 cm, 223 s.
Barkod: 97899443965608


Bu kitabı sadece Patronlar mı Okumalı?

Patron: "Bir şeyde anlaşalım: Patron deyince ben yalnızca kendimi anlamıyorum. Benim patron yelpazem çok geniş."
İş Geliştirme Grubu (İGG): "Siz kuruluşun yönetici ortağısınız, liderisiniz. Çoğunluk patron deyince yalnızca sizi anlıyor. Oysa biz, tüm üst, orta ve ilk kademe yöneticilerle birlikte, gelişme potansiyeli gördüğümüz yönetici adayları da tartışmanın tarafı olabilsin istiyoruz. Tüm yöneticiler artık patron gibi düşünebilmelidir. Patronla Tartışmalar-1 tüm yönetici ve yönetici adayları için yazılmıştır. Organizasyona kârlılık penceresinden bütünsel bakabilmenin kolaylığını ve keyfini sunmaktadır."
Patron: "Bunları duyduğuma sevindim, aynı yöne bakıyoruz, tüm yöneticilerin patron gibi düşünmeye yönlendirilmesini önemli buluyorum."

Bu çözümler Türkiye'de Uygulanabilir mi?

Patron: "Türkiye'de darboğaz yönetiminin hangi alanlardaki çözümlerini uyguladınız?"
İGG: "Finansal değerlendirme ve üretim planlaması ve uygulaması. Müşterimiz olan firmanın yöneticileriyle birlikte, hem finansal değerlendirme hem de üretim planlaması ve uygulaması için, yeni yöntemler geliştirdik. Yakaladığımız kapasite kazancı çok etkileyici: % 65. Müşterimiz hiç yatırım yapmadan çalışma verimini artırarak kendi yöneticilerinin uygulamaları ile aldı bu sonucu. Biz yalnız yönlendirici kolaylaştırıcı olduk. Patronla Tartışmalar-1'de bu uygulamaları tüm ayrıntılarıyla okurlarımızla paylaşıyoruz."
...







Rüzgar Suya Yazmıştı
Cemal Ünlü
Resimleyen: Serap Deliorman
Serap Deliorman'ın Web Adresi
ISBN 978-9944-396-59-2, 13,5x19,5 cm, 120 s.
Barkod: 9789944396592


Gülfem, bir iki güne kadar tırpanlarıyla çıkıp gelecek hasatçılardan önce davranır, yazın buğusu altındaki uçsuz bucaksız tarlalara koşar, som altındanmış gibi dalgalanan denizlerin ortasında kaybolup yiterek çalgısını çalardı. Kimi zaman da kendini demiryolunda bulur, rayların ve çakıltışlarının üzerinde müzik yapmanın zevkine varırdı. İki yanı devedikenleriyle dolu hat boyunda geziniri, devedikenlerinin ballı özüne saldırıya geçmiş eşekarılarının vızıltıları arasında çalmaya çalışırdı. Tren geldiğinde kenara kaçar, zorlukla dikenlerin arasında kendine bir yer bulur, sindiği yerden tekerleklerin ray üzerindeki kıvılcımlı, ürkünç dönüşlerini seyrederdi.

Müzikle bağı olan sanatçıların neredeyse tamamı, küçük yaşlarda birileri tarafından keşfedildiklerini, özendirildiklerini anlatırlar. Rüzgâr Suya Yazmıştı kitabının kahramanı Gülfem, olmadık bir şeyi başarıyor. Keman çalma tutkusu öylesine güçlü ki; sabrıyla, yaratıcılğıyla ve azıcık da inatçı tutumuyla ailesini, yakın çevresini hatta yaşadığı kasabayı kemanla tanıştırıyor. Gülfem'in oyuncak kemanıyla başlattığı serüven bir iki yıl içinde, dillerde dolaşan bir usta kemancının öyküsüne dönüşüyor.
Kitap okuru olma yolundaki gençler için kaleme alınan Rüzgâr Suya Yazmıştı, "Su, Toprak, Ateş" anafikrinden hareket eden bir "üçleme"nin ilk kitabı.
...







Bilgin Çocuk
Nuran Direk
Resimleyen: Fatih Aksular
Fatih Aksular'ın Web Adresi
ISBN 978-9944-396-58-5, 19,5x23 cm, 120 s.
Barkod: 9789944396585


Yaşamda neyi bilip neyi bilmediğimizi bilmek, çok önemlidir. Bunun için dünyayı ve kendimizi sürekli sorgulamak gerekir. Bazen doğru olarak bildiğimizi sandığımız bir şeyi araştırdığımızda kuşkulanırız. Bazen de kuşku duyduğumuz bir şeyi araştırdığımızda doğru olduğu ortaya çıkar. Yani, kuşku yeni bilgilere ulaşmamızı sağlayan bir araçtır.
Bilgiye ulaşmanın engelleri hiç de az değildir. Bunlardan en önemlisi henüz eleştirel düşünmenin yeterince gelişmediği çocukluk çağında zihnin kalıp yargılardan oluşan bir duvarla çevrilmesidir. Bu akıl tutulmasından korunmak için çocukların bilimsel ve felsefi düşünme yöntemleriyle geç kalmadan tanıştırılması gerekir.
Bu kitap, öğrenim süreci boyunca çeşitli bilimlerle tanışmasına rağmen "Bilim nedir?", "Bilimsel düşünmenin özellikleri nelerdir?" soruları üzerinde düşünme fırsatı bulamamış öğrencileri bu konu üzerinde düşünmeye çağırıyor.

...









kitaplarımız yazarlarımız hakkımızda dükkan linkler

  © 1998 Pan Yayıncılık. Her hakkı saklıdır.
  Web tasarımı EBİ