kitaplarımız
kitaplarımız yazarlarımız hakkımızda dükkan
kitaplarımız



Kitap kataloğumuzu, konu başlıklarını ya da anahtar kelime aramasını kullanarak tarayabilirsiniz:
  



Konu Başlıkları
Müzik Teorisi
Türk Müziği
Batı Müziği
Popüler Müzik
Anı
Popüler Bilim
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Felsefe
Mizah-Çizgi
Referans-Araştırma
Folklor
Güncel
Müzik CD-kaset
Sağlık Dizisi












Pan Yayıncılık'tan yeni kitap yayınlandıkça, sitemiz güncellendikçe haberdar olmak için aşağıdaki alanları doldurarak e-posta listemize üye olabilirsiniz.





Müzikte Ses Sistemleri
Ayhan Zeren
ISBN 978-975-7652-74-8

Bu kitapta ses sistemleri üzerine geliştirilen genel bir kuram sunulmaktadır. Kuramla ilgili ilk çalışmalara 1950'lı yıllarda başlanmış, bazen yıllarca ara vermek zorunda kalınarak yürütülen araştırmalardan elde edilen sonuçlar zaman zaman makalelerle ve konferanslarla duyurulmuş, ve 1978'de kuramın bir kısmını oluşturan Genel Diziler konusu ayrı bir kitap halinde yayınlanmıştır

Bu kuramda, ses sistemlerinin oluşumu, müzik seslerinin fiziksel yapısına ve bu seslerin işitme sistemimizde algılanışıyla ilgili psikofiziksel verilere dayandırılarak açıklanmıştır. Önce, bu temel üzerinde ardarda elde edilen genel diziler saptanmış, bunlara çeşitli kriterler uygulanarak değerlendirmeler yapılmış ve bu değerlendirmeler sonunda diğerlerinden üstün oldukları ortaya çıkan dizilerin gerçekte tarih boyunca uygulamada da kullanılmış olan dizilerden başka bir şey olmadığı gösterilmiştir. Kuramsal olarak elde edilen elliüç dizinin en değerlisi olduğu sonucuna varılan 24 numaralı dizi, R. Yeta, H. S. Arel ve S. Ezgi tarafından Türk Müziği genel dizisi olarak önerilmiş olan ve S. M. Uzdilek tarafından fiziksel özelliklerinin bir kısmı incelenmiş bulunan dizidir. Böylece, çok doğr bir sezişle önerilmiş olduğu ortaya çıkan bu diziye önemli bir kuramsal destek de sağlanmış olmaktadır…







Ben Bir Orkestra Şefiyim
Charles Munch

"Orkestra şefi" teriminin içinde bir "hükmetme, yönetme" ögesi vardır. Ama, kuru kuruya komut vermekten çok daha önemli olan, o komutların içeriğini açıklayabilmek, onları benimsetebilmektir. Bunu da nutuk atarak değil, davranışlarınızla, devinimlerinizle, gerçek etkileme gücünüzle, açık seçik ve karşı konulmaz bir ışınlamayla başarabilirsiniz. Kürsüde yerinizi alıp da sözgelimi, Schumann'ın ya da Beethoven'in bir senfonisi için ilk ölçüyü vurmaya hazırlandığınız an, yüzlerce çift göz üzerinize dikilir; herkesin, ışığını yakmaya ve içinin kıvılcımını alevlendirmeye koştuğu bir güç kaynağı gibi olursunuz. İşte o anda, o güne dek topladığınız müzik bilgileri birikiminin hiç önemi kalmaz artık; sizden istenen yalnız, yaşamanız, kalbinizin atışına yol vermeniz, ruhunuzdan titreşimler yaymanız, heyecanlarınızı dile getirmenizdir."

"Bu mesleğe kırk yılınızı verdiğiniz halde, boğazınızı sıkan o korkuyu, deniz baskını gibi yükselip alçalan o kaçıp gitme duygusunu hâlâ içinizde duyuyor musunuz? Her konserde o coşturan, korku veren yürek daralmasını daha da şiddetlenmiş olarak hissediyor musunuz? Çok iyi öyleyse. Durmadan ilerliyorsunuz, görevinizi her geçen gün daha iyi kavrıyorsunuz demek ki!"





Geçmişin Musiki Mirasına Bakışlar
Bülent Aksoy

Bülent Aksoy, Avrupalı Gezginlerin Gözüyle Osmanlılarda Musıki, Sermüezzin Rifat Bey'in Ferahnak Mevlevi Ayini kitapları ile Eugenia Popescu-Judetz ve Béla Bartók'tan yaptığı çevirilerle müzikoloji çevrelerinin yakından tanıdığı bir isim. Aksoy'u kitapları dışında yıllardır Açık Radyo'da sürdürdüğü programlarıyla Türk musıkisi tutkunları da izliyor.

Bülent Aksoy, Geçmişin Musıki Mirasına Bakışlar isimli bu yeni kitabında yirmi yılı aşkın bir zamandır çeşitli sanat ve kültür dergilerinde yayımladığı deneme, makale ve incelemelerden bazılarını bir araya getiriyor.

"Kimi yazılarda deneme ile inceleme iç içe geçiyor. Bunun belli bir sebebi var, o da, musıki mirasımıza, musıkimizin sorunlarına eğilirken her zaman musıkinin kendi iç sorunlarının teknik çerçevesi içinde kalamamamdır. Yakın geçmişin dertleri musıkinin içindeki siyasetlerle, ideolojilerle iç içe geçmiştir bir kere. Aynı türden dertler daha uzak geçmişe gidince bile bir noktada nüksedebiliyor. Birtakım kemikleşip adeta resmîleşmiş yargılar hemen karşınıza çıkıyor. Böylece, musıki ile ilgili konular musıkinin dışına sarkmaya başlıyor; buradaki yazılarda olduğu gibi."





Şiirimizde Milenyum Kuşağı
Utku Özmakas

Şiirimizde Milenyum Kuşağı şiir eleştirimizde pek rastlanmayan türden bir çalışma. Utku Özmakas genç yaşına rağmen henüz ilk kitabında, hemen herkesin şiiri ve şairliği hakkında uzlaştığı isimler yerine büyük bir çoğunluğu 2000'li yıllarda şiir yayımlamaya başlayan genç şairleri merkeze alarak riskli bir alanı tarıyor. Hazır bilgi derleme kolaycılığına kaçmadan, özgün ve cesur tespitlerle çıkıyor okurun karşısına. "Şiirimizde Milenyum Kuşağı" günümüz şiirinin Türk şiirindeki yeri hakkında fikir edinmek isteyen herkesin yararlanabileceği temel bir kaynak…

"Türk edebiyatı tarihini oluştururken genellikle yerleşmiş, Kabul edilmiş şairlerden başlanıyor. Bu da güvenli bir ilk adım oluyor. Konu genç şairlere gelince… Üzerinde uzlaşılmış, risk taşımayan bir şiir anlayışını devam ettiren şairler seçiliyor; ancak buradaki düşünsel işlemi geçersizleştiren temel paradoks, şiir tarihine girmiş pek çok şairin önündeki geleneği yıkmayı erek edinmiş başka bir gelenek kurmaya çalışmasıdır. Bu noktada önümüze sıklıkla çıkan temel sorun; Türk edebiyatı tarihçilerinin yeniliğe karşı önyargı taşıması. Yenilik karşısında kuramsal bir bakışa değil de yeni gelenin verili durumları sarsma denemesi karşısında bir kaygıya sahip olunması. Yeni fetişizmi ile yenilir önyargısını dengeleyen ya da ortalayan değil her ikisini de geçersiz kılacak bir bakış açısına gereksinim oldugu ortada. Bu nedenle tarihin yalnızca geçmişin değil aynı zamanda şimdinin de bilgisi olduğu yollu varsayımdan yola çıkarak tarih ve kuram arasındaki dikişi izlerini sürdürebilecek bir bakış açısı gerekiyor. Söz konusu bakış açısı ise şimdiyi anlamak için dönülecek tarihin nerede ve nasıl olduğu yollu soruyu yeniden ve yeniden sormamızı gerektiriyor." - Utku Özmakas





ŞARKILARLA MATEMATİK
Ece Karşal

Matematik, öğrencilerin hep korkulu rüyasıdır. Bu kitapta ise matematiksel kavramlar, her bir konu için özel olarak bestelenmiş şarkılar ve oyunlarla ele alınmıştır. Böylece okul öncesi çocukların, sayı sayma, toplama ve çıkarma, temel geometrik kavramlar, zaman ve ölçme kavramları ve sınıflandırma gibi temel kavramları eğlenerek öğrenmesi hedeflenmiştir.





GELENEKLE DENEY/EXPERIMENT MIT TRADITION
Haz./Hrsg.: Erhan Altan – Thomas Eder

Avusturya ve Türk şiirinden dörder genç şair 2008 yılının Mart ve Haziran aylarında İstanbul ve Viyana'da biraraya gelerek eserleri üzerinde tartıştılar. Şairlerin gelenekle deney konusu üzerine hazırladıkları metinler ve çevrilmiş şiirleri bu buluşmaya temel oluşturdu. Almanca ve Türkçe olmak üzere iki dilde yayımlanan bu kitap, genç Avusturya ve Türk deneysel şiirlerinin günümüzdeki durumu, spesifik ilişkileri ve özel perspektiflerine ışık tutmayı amaçlıyor.

Kitapta yer alan şairler: Ann Cotten, İdil Kızıloğlu, Petra Nachbaur, Mehmet Öztek, Lisa Spalt, Ömer Şişman, Anja Utler, Murat Üstübal.

Çeviriler: Erhan Altan, Sara Heigl, Burak Özyalçın, Hayati Yıldız.





Ben, Anadolu (Bir Üçleme)
Güngör Dilmen

Güngör Dilmen Ben, Anadolu adlı bu oyununda üç farklı dönemle - Eskiçağ, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi - Anadolu'yu anlatırken, bu topraklarda yaşamış ve yaşayan kadınları anlatıyor. Anadolu kâh Tanrıça Kübele olarak çıkıyor karşımıza, kâh Nasreddin Hoca'nın karısı, kâh Halide Edip, kâh bugünün bilinen kadınları... Her kadının kişisel öyküsü, karışıyor Anadolu'nun öyküsüyle. Ve Anadolu kadın oluyor, kadın Anadolu.

"Ben Anadolu, mitologyanın öncesiz zamanlarından günümüze Anadolu kadınını canlandıran büyüleyici bir oyun. Türkiye dışında İngiltere, Almanya, Amerika, Rusya, Özbekistan, Danimarka, Kanada, Hollanda, Singapur, Kıbrıs gibi ülkelerde başarıyla sahnelendi." – Talat S. Halman





TÜRK EDEBİYATINDA MESNEVÎ TERCÜME VE ŞERHLERİ
İsmail Güleç

Mesnevî klasik edebiyatımızda, her biri kendi arasında kafiyeli ikişer mısradan oluşan uzun şiirlere verilen addır. Bununla birlikte zaman içinde anlam daralmasına uğrayarak Mevlânâ'nın mesnevî biçiminde yazdığı eserin adı haline gelmiş ve mesnevî denildiğinde akla, binlerce mesnevî arasından sadece Mevlânâ'nın Mesnevî'si gelmektedir. Mevlânâ, bütün tecrübelerini ve birikimini kendisini sevenlerine aktarma ihtiyacı duymuş, özelde Hüsâmeddin Çelebi'ye, genelde bu yola girmek isteyen herkese, yolun tehlikelerinden haberdar etmek, yolculuklarını sağ ve salim tamamlamak için gerekli uyarılarda bulunmak üzere Mesnevî'sini telif etmiştir. Mevlânâ'nın Mesnevî'si yazıldığından itibaren, Hint alt kıtasından Ortaasya içlerine, Kafkaslardan Arap yarımadasına, Anadolu'dan Doğu Avrupa'ya kadar çok geniş bir coğrafyada asırlardan beri tercüme ve şerh edilmektedir. Bu çalışmada Mesnevî'nin yalnızca Türkçe yapılmış tercüme ve şerhleri ele alınmıştır.





Ateş Akvaryumu
Burak Acar

Oceania
dört tarafı karayla çevrili su parçasısın dört tarafı insanla çevrili insan parçasıyım içimden dalga dalga sular çekildi bitti evlerin evciliği, tuza yara basmalar bu şairlerden çektiğimiz bitti artık dalıştım bu sözlere

verba volant scripta volant
gül bunu bir yere.





Ben Google Değilim
Mehmet Öztek

Mehmet Öztek ben... Birinin çakal dediği, çimdiklediği, tühkürtttdediği; ötekinin koluna girdiği, bu tekinin birey budur dediği, düşmez kalkmaz bir Allah bir de kendisi, ya da kovoluş tasarlayan birisi, kendideşen birisi, böyle şeyler yazınca kendinden, tarihinden, ve sırf tarih kelimesine ahbaplık etsin diye, Balıklı Göl'den ve İbrahim Halil'in atıldığı beşikten sıkılmayan birisi, bunlar, bütün bunlar olmuş birisi... Kakmak ve kalkmak arasındaki derinliğin ayırtında; sırf bu yüzden sürekli kalkık, kenetli, şık ve kemikli birisi.





Çeşitli Yalnızlık Söylentileri
Mehmet Can Şaşmaz

"Her yazarın, bir de kitaplarında görünen ve biyolojik yaşı süresince, kendi içindeki yolculukları nasıl geçirdiğini gösteren bir yaşı vardır.
Henüz 22'sindeki Mehmet Can Şaşmaz'ın, satırlarını dolduramadığı ilkokul defterine ithaf ettiği bu ilk kitabını, yaptığı hatırı sayılır uzunlukta, yalnızlıkta ve güçlükteki yolculuklar sonunda yazdığı anlaşılıyor. Bu yolculuklarda, başkalarının "ben"lerini de kendi "ben"i kadar iyi görebilmiş, gördüklerini ışıklı ayrıntılarla yansıtabilmiş Şaşmaz.
Öykülerinden birinde bir doktor:
"Tedavisi yok, böyle doğmuş, böyle ölecek! Ağır vaka yaz." diyerek teşhis koymuş. Ben de Mehmet Can Şaşmaz'ın bu öykülerini okuyunca abartmadan şöyle bir teşhis koyabilirim:
"Tedavisi yok. Yazar doğmuş, yolculuğunu sürdürecek ve çok iyi bir yazar olarak ölecek."
Böyle umut verici kitaplar okudukça, öykü yazınımız adına seviniyor insan."
Mehmet Zaman Saçlıoğlu





Hatıraların Gri Parçaları
Behruz Kia

Behruz Kia, ressam, şair ve gazeteci. 1937 yılında Tahran'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Tahran ve Beyrut'ta, üniversite eğitimini ABD'de tamamladı. Sayısız televizyon çalışmasında imzası bulunan Kia'nın 83 belgesel filmi vardır. Yaklaşık yirmi yıldır Türkiye'de yaşayan sanatçı, pek çok kişisel sergi açtı. Türkçeye çevrilmiş ve Türkçe/İngilizce yayımlanmış iki şiir kitabı vardır.




heves Şiir - Eleştiri XVII
Hazırlayanlar: Ali Özgür Özkarcı, Mehmet Öztek, Ömer Şişman

heves Şiir-Eleştiri dergisinin 17. sayısı yine dopdolu. Osman Konuk'un Küllük serisi bu sayıda İstanbul, İzmir, Adana ve Üsküp değinileriyle devam ediyor. "Edebiyat yapmadan" edebi bir metin yazılabilir mi? Bu sorunun cevabı Küllük'te saklı. Ersun Çıplak, "İzzz-et Olmak" adlı yazısında İzzet Yasar şiirini, şairin Dil Oyunları adlı kitabından hareketle masaya yatırıyor. Utku Özmakas, Osman Konuk'un Tehlikeli Belki adlı kitabını çözümledi; "süreksizlik" kavramı etrafında şekillenen yazı Osman Konuk şiiriyle ilgili bugüne kadar yazılan en isabetli yazılardan biri... Bu sayının son yazısı Avusturyalı genç şair Ann Cotten'ın avangardın geleneği üzerine notları.

heves XVII'de şiirleriyle yer alan isimler: Ahmet Güntan, Murat Üstübal, Mehmet Öztek, Emrah Altınok, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Fahri Güllüoğlu, Burak Acar, Gülce Başer, Bülent Keçeli, Hayati Yıldız, İdil Kızoğlu, Murat Sözer, Ron Padgett, Sadık Yaşar, Ersun Çıplak, Yavuz Altınışık, Ann Cotten.




21. Yüzyılda Türk Müziği Teorisi
Nail Yavuzoğlu

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nda kompozisyon ana sanat dalı başkanı ve kompozisyon bölüm başkanı olarak görev yapan Nail Yavuzoğlu, "CRR Big Band"de besteci-aranjör ve orkestra şefi olarak, kurduğu "Trio"sunda ise piyano sanatçısı olarak müzik yaşamını sürdürmektedir.

Okuyucuların Caz Müziğinde Akor Dizileri kitabıyla tanıdıkları Yavuzoğlu, bu kitabını, icra ile süregelen müziğimizin bilim ile arasında bir köprü oluşturmak; ses sistemi, teori, standardizasyon gibi konularda, eğitimde, icrada birlik ve sistematik oluşturmak amacıyla hazırlamıştır. Amacı, Türk Müziğinin hem ulusal hem de uluslararası platformda hakettiği değeri kazanması ve gelecek nesillere doğru olarak aktarılmasıdır.




Âşık Mücrimî'nin Yaşamı ve Şiirleri
Ulaş Özdemir

Maraş, Malatya, Antep yörelerinde yaşayan Alevi-Bektaşi toplumunun yakından tanıdığı Âşık Mücrimî (1882-1970), ne yazık ki günümüzde yayınlanan hiçbir Alevi-Bektaşi şiir antolojisinde kendisine yer bulamamış bir halk ozanıdır. Özellikle müzik piyasasında, "Şu diyâr-ı gurbet elde", "Yüce dağ başına kar yağmış gibi", "Gönlüm sağ yâre", "Aşkınla perîşân oldum" gibi deyişleri pek çok sanatçı tarafından okunmuş olsa da, hakkında yazılı hiçbir belge bulunmayan Âşık Mücrimî'nin şiirleri toplu bir şekilde ilk kez bu kitapla gün ışığına çıkmaktadır.




Yeryüzüne Merdiven
Durup Dururken

Tanıdık İsimlerle Yepyeni Bir Grup "DURUP DURURKEN"
İlk Albümü "Yeryüzüne Merdiven"'le
Nitelikli Müzik Dinleyicilerinin Karşısında!





NAKİT MAKİNESİ-İŞ ROMANI
Richard Klapholz/Alex Klarman

13,5x19,5 cm, 241 s.
ISBN 978-9944-396-23-3

Bu kitap, ticari kuruluşlarda satış sürecinin, Darboğaz Yönetimi (TOC) araçlarıyla sistematik olarak nasıl yönetileceğini bir roman şeklinde tartışmaktadır.
...




HATIRAT "TUNA BOYUNCA ANILARLA EZGİLER"
Eugenia Popescu-Judetz

Çev. Figen Bingül
Notalı, Resimli, Müzik CD'si ekli
16x23,5 cm, 414 s.
ISBN 978-9944-396-22-6

"Şehrimizde yaşam acelesiz bir tempoda sürerdi. Evimiz kahveler ve tavernalarla çevrili küçük üçgen bir meydanı olan şehir çarşısına yakındı. Hemen hemen her gün oradan geçerdim. Çarşının demirbaşlarından biri her renk ve şekilde acadele satan bir Türk şekerleme satıcısıydı."
...




71 TÜRK BESTECİSİ / 71 TURKISH COMPOSERS
Evin İlyasoğlu

Notalı
16x23,5 cm, 356 s.
ISBN 978-9944-396-25-7

20. yüzyılla birlikte gelen yeni güzelduyum bütün sanat dalları gibi müziği de peşinden sürükledi. Türk bestecileri de 1920'li yıllardan başlayarak çağın yeni müziğine örnekler verdiler. Kendi seslerini, evrensel yöntemlerle birleştirdiler, geleneklerini çağın sesiyle örtüştürdüler.
...




Sevginin Saklı Simetrisi
Bert Hellinger, Gunthard Weber, Hunter Beaumont

Çeviren: Seda Toksoy
2. Hamur - Ciltsiz
13,5 x 19,5 cm, 456 s.
ISBN 978-9944-396-24-0

Elinizdeki kitapta suç, masumiyet, erkek-kadın ve anne-baba-çocuk arasındaki sevgiye dair konuları ve ailelerde sevginin akmasını sağlayan saklı kalıpları bulacaksınız.
...




Beethoven
Edouard Herriot

Çeviren: Cevza Aktüze
2. Hamur - Ciltsiz
13,5 x 19,5 cm, 413 s.
ISBN 978-975-8434-67-1

Beethoven'in doğduğu yıl olan 1770'te Wolfgang Amadeus Mozart on dört yaşındaydı ve yaratıcılığının olgunluk dönemine giriyordu. Otuz yaşındaki Joseph Haydn, Esterhazy Prenslerinin sarayına çekilmişti. Mozart Beethoven ile sadece bir kez karşılaşmış, 1809 yılına kadar yaşayan Haydn ise genç Beethoven'e birkaç ders verme fırsatını yakalamış, Viyana'ya yerleşen Beethoven'in Op.1 Üçlüleri ve ilk senfonileri Ustayı şaşırtmıştı.
...




Küçük Prens Üzerine Düşünmek
Nuran Direk
Yeni Baskı: Ağustos 2007
Kapak Grafiği: Budak Akalın
1. Hamur
13,5x19,5 cm, 304 s.
ISBN 978-9944-396-18-9


Düşünmek, herhangi bir bilgiye ulaşmanın ilk adımıdır. Oysa düşünme yetisi insanda kendiliğinden gelişme göstermez; işlenmesi gerekir. Araştırıcı ve sorgulayıcı bir zihne sahip olmak herhangi bir bilgiye sahip olmaktan çok daha önemlidir.
...
Antoine de Saint-Exupéry'nin "Küçük Prens" adlı öyküsü üzerine hazırlanan bu kitap, öykü aracılığıyla düşünmeye çağrı ya da felsefeye sanatla yaklaşma denemesidir.




Beyaz Işık
Rudy Rucker

2. Hamur - Ciltsiz
14 x 20 cm, 304 s.
ISBN 9789944396059

Felix Rayman ilgisiz öğrencilerine matematik anlatmakla günlerini geçiren, Cantor'un Süreklilik Problemi'yle boğuşan ve boş vakitlerinde ofiste yerde uyuyan bir matematik öğretmenidir.
Rüyaları ona sonsuzluğa ulaşmanın yollarını gösterecektir. Böylece Einstein ve Cantor ile karşılaşacak, bir hamam böceği ile birlikte Beyaz Işık'a doğru yola çıkabilecektir.

Rudy Rucker, dünya çapında bir matematikçidir. Matematik kitaplarının yanı sıra çok sayıda bilim kurgu romanı da yayımlanmıştır. Siberpunka alternatif olarak transreal olarak adlandırdığı bir tarz geliştirmiştir. Bu tarzın özü gerçek hayatın fantastik terimlerle ifade edilmesidir. Hayatın Sırrı, Beyaz Işık, Seks Küresi transreal romanlarıdır.




Yardım Etmenin Düzenleri
Bert Hellinger

Çeviren: Seda Toksoy
2. Hamur - Ciltsiz
13,5x19,5 cm, 272 s.
ISBN 9789944396196

"Biz insanlar her bakımdan başkalarının yardımına muhtacız. Ancak bu şekilde kendimizi geliştirebiliriz. Öte yandan, başkalarına yardım etmeye de muhtacız. Kendisine ihtiyaç duyulmayan, diğerlerine yardım edemeyen insan yalnızlaşır ve körelir."
Lakin "yardım" da başlı başına, belirli düzenleri olan bir sistemdir. Bu düzenlerin ihlali ise iyileştirici çözümler yerine yaralayıcı sonuçlar doğurabilir.
Hellinger'in kurucusu olduğu aile dizimleri, insan yaşamı, bedeni ve ruhuna ait sorun, hastalık ve krizlerinde birçok danışana şifa olmuş bir yöntemdir ve dünyada ve Türkiye'de hızla yayılmaktadır. Yardım etmenin düzenleri de bu bağlamda hem terapistlere hem de danışanlara yeni bir bakış açısı sunacaktır.
Bu kitabı okuyan herkes bundan böyle yardım ederken de alırken de daha dikkatli olacaktır.




Piyano Bir Çalgının Biyografisi
Buğra Gültek

2. Hamur - Ciltsiz
11 x 20 cm, 455 s.
ISBN 9789750183102

Günümüzden üç yüz yıl once bir İtalyan, ifade özellikleri geniş yeni bir klavyeli çalgı yapma arayışındayken, icadının, kendisinden sonra gelecek onlarca kuşağın müzikal yaşantısını derinden etkileyeceğinden habersizdi. Cristofori, sadece parmak hareketlerine yanıt vererek, dinamik farklılıklar yaratacak bir klavsen amaçlıyorken, takip eden on yıllar ve alınan yüzlerce patent sayesinde, 18. ve 19. Yüzyılların tüm mekanik becerilerinin sergilendiği ve sosyal yaşamda önemli bir sembol olacak kapsamlı bir çalgı çıktı ortaya: Piyano.

Bu kitap piyanonun gelişimini, müzikal, teknik, sosyal, pedagojik ve ticari açılardan incelerken, tüm müzikseverlere, klasik batı müziğinin gelişiminden canlı örnekler de sunmaktadır.





Müzik Yazılarım
M. Halim Spatar

2. Hamur - Ciltsiz
14 x 20 cm, 197 s.
ISBN 9758434977

Yazar ve çevirmen kimliğiyle bilinen M. Halim Spatar'ın çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmış müzik yazılarının derlendiği bu kitapta, Mahmut Ragıp Gazimihal'den Hans Eisler'e, Ruhi Su'dan John Cage'e kadar geniş bir yelpaze sunuluyor.






kitaplarımız yazarlarımız hakkımızda dükkan linkler

  © 1998 Pan Yayıncılık. Her hakkı saklıdır.
  Web tasarımı EBİ